Acıgöl'den gelen araçlarda D300 ve maden tozunun etkisi
Acıgöl, Nevşehir'i Aksaray'a bağlayan D300 karayolu üzerinde, il merkezine yaklaşık 21 kilometre uzaklıkta bir ilçe. Adını, ilçenin doğusundaki maar gölünden alıyor; bölge aynı zamanda geniş pomza ve perlit yataklarıyla biliniyor. Bu iki özellik -uzun düz bir karayolu ve maden ocaklarının tozu- buradan düzenli gelen araçlarda diğer ilçelerde daha az gördüğümüz bir aşınma deseni oluşturuyor. Atölyemiz Mehmet Akif Ersoy Mahallesi, Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde, Acıgöl yönünden gelen araçlar D300'den ayrılıp kısa bir sürede ulaşabiliyor.
D300: uzun, düz ve yüksek hızlı bir güzergah
Nevşehir-Aksaray karayolunun Acıgöl'den geçen kesimi, il genelindeki diğer ilçe bağlantılarına göre daha uzun ve daha düz. Şehir içi trafiğin aksine burada araçlar uzun süre sabit ve yüksek bir hızda seyrediyor; viraj ve kavşak sayısı az, buna karşılık sollama ve şerit değiştirme manevraları daha sık. Bu kullanım biçimi aracı farklı yoruyor: motor ve lastikler kısa mesafeli şehir trafiğindeki gibi sık ısınıp soğumuyor, bunun yerine uzun süre yüksek devirde ve sabit yükte çalışıyor.
Sabit yüksek hızda giden bir lastik, dur-kalk trafiğindeki bir lastikten farklı bir şekilde aşınıyor; rot ayarı hafif kaçmış bir araçta bu fark çok daha belirgin hale geliyor, çünkü hatanın düzeltilmesi için zaman ve mesafe bol. Sık sollama yapan sürücülerde ayrıca lastiğin bir tarafının diğerinden daha hızlı aşındığını görüyoruz. Bu yüzden D300 üzerinde düzenli gidip gelen bir araçta rot ve balans kontrolünü standart aralıktan biraz daha sık öneriyoruz; ayrıntısını lastik ve rot balans sayfasında anlattık.
Uzun düz bir yolda sabit hızla giden bir aracın freni şehir içi trafiğe göre daha az ama daha sert kullanılıyor; öndeki bir aracın ani fren yapması ya da bir kavşağa yaklaşırken geç fark edilen bir durum, yüksek hızdan gelen bir aracı zorluyor. Bu da balata ve disklerin aşınma şeklini şehir içi kullanımdan ayırıyor. Periyodik bakım sırasında fren sistemini bu kullanım tipine göre değerlendirmeyi öneriyoruz.
Pomza ve perlit ocaklarının tozu
Acıgöl, ülkenin önemli pomza ve perlit yataklarından birine sahip; ilçe çevresindeki ocaklarda bu malzemeler çıkarılıp inşaat sektörü başta olmak üzere çeşitli alanlarda kullanılmak üzere işleniyor ve taşınıyor. Bu ocakların bulunduğu bölgelerde havadaki toz yoğunluğu, kuru ve rüzgârlı günlerde özellikle artıyor. Buradan düzenli geçen ya da bu bölgede çalışan bir araç, standart bir kullanıma göre daha yoğun bir toz maruziyetiyle karşılaşıyor.
Bu tozun en çok etkilediği parça hava filtresi. Filtre normalden hızlı tıkanıyor, motorun aldığı hava azalıyor ve bu da yakıt tüketimini artırabiliyor. Kabin filtresi de aynı şekilde erken kirleniyor; havalandırmadan gelen kokunun artması ya da fan sesinin yükselmesi genelde bunun ilk belirtisi oluyor. İkisini birlikte kontrol etmek, ayrı ayrı fark edip iki kez atölyeye gelmekten daha pratik.
Toz aynı zamanda radyatör ve klima kondenserinin peteklerinde birikiyor; bu birikim havayı geçirmesi gereken ince kanatların arasını dolduruyor ve soğutma verimini düşürüyor. Yaz aylarında klimanın beklenen kadar soğutmaması, çoğu zaman gaz eksikliğinden değil, bu tür bir tıkanıklıktan kaynaklanıyor. Petek temizliğini oto klima kontrolüyle birlikte yapmanızı öneriyoruz, ayrı bir arıza gibi değil düzenli bakımın bir parçası olarak.
Ocaklardan malzeme taşıyan ağır vasıtalar da D300 üzerindeki trafiğin bir parçası. Bu araçların arkasında seyretmek hem toz hem de taş sıçraması riski taşıyor; küçük bir çakıl taşı ön cama isabet ettiğinde başta fark edilmeyen bir iz bırakabiliyor, bu iz zamanla büyüyebiliyor. Ön panelde de benzer küçük boya sıçramaları ve çizikler birikebiliyor. Ağır vasıtayı geçerken güvenli mesafe bırakmak bu riski azaltıyor, oluşan hasarı erken fark etmek de büyümeden onarmayı kolaylaştırıyor.
Acıgöl maarı ve Tatlarin çevresi
İlçeye adını veren Acıgöl maarı, ilçenin doğusunda yer alan bir krater çukuru; geçmişte su seviyesi düşürülüp kurutulduğu için bugün yıl boyunca dolu bir göl değil, ilkbaharda yağış ve kar suyuyla mevsimsel olarak dolan kapalı bir havza. Araç kullanımını doğrudan etkilemiyor ama ilçenin kimliğini anlamak için bahsetmeye değer. İlçeye bağlı Tatlarin'deki yeraltı şehri ise bölgeye gelen ziyaretçi trafiğinin bir kısmını oluşturuyor; buraya ulaşmak için ilçe merkezinden ayrılıp dar köy yollarına çıkmak gerekiyor, bu da lastik basıncı ve far ayarının önceden kontrol edilmiş olmasını önemli kılıyor.
D300 üzerinde düzenli giden araçlarda öne çıkan işler
Acıgöl'den gelen araçların çoğunda üç başlık öne çıkıyor: toz maruziyetinden erken tıkanan hava ve kabin filtresi, uzun ve sabit hızlı sürüşten farklı aşınan lastik ve rot ayarı, ağır vasıta trafiğinden gelen küçük cam ve boya hasarları. Bu üçü de merkezdeki atölyede aynı ziyarette değerlendirilebiliyor; ayrıntılı yağ ve filtre değişimini periyodik bakım kapsamında yapıyoruz.
Ticari amaçla ocak bölgesine sık giren araçlarda -kamyonet, pikap ve iş makinesi taşıyan araçlarda- toz maruziyeti daha da yoğun oluyor. Bu araçlarda bakım aralığını üreticinin önerdiğinden biraz daha sık tutmayı, özellikle hava filtresi ve alt takım kontrolünü ayrı bir kalem olarak istemenizi öneriyoruz. Sürekli aynı güzergahı kullanan bir sürücü için bu, sezon ortasında beklenmedik bir arızayla karşılaşmamanın en pratik yolu.
Kendi çekicimiz yok; aracınız D300 üzerinde yolda kalırsa önce telefonla arayıp durumu birlikte değerlendiriyoruz, yürümeyecek durumdaysa bölgede çalışan çekicilerden birine yönlendiriyoruz ve aracın atölyeye ulaşmasını takip ediyoruz. Nevşehir-Aksaray hattında benzer bir uzun yol kullanımı için Derinkuyu oto servis sayfasına da bakabilirsiniz. Atölyedeki tüm başlıklar tüm hizmetler sayfasında, Kapadokya genelinde hangi ilçelere hizmet verdiğimiz ise hizmet bölgemiz sayfasında listeleniyor.
Acıgöl'den gelmeden önce bir telefon etmeniz, özellikle ocak bölgesinden geçen bir güzergahtaysanız, o gün hangi kontrollerin öncelikli olduğunu önceden netleştirmemizi sağlıyor. Aracın şikâyetini ve ne sıklıkla bu hatta gittiğinizi anlatın, ona göre bir plan çıkaralım.
